SÖZ VERDİM YALAN SÖYLEYEMEM!!!


SÖZ VERDİM YALAN SÖYLEYEMEM!!!



SÖZ VERDİM YALAN SÖYLEYEMEM!!!

 Yalan söyleme her yaştaki bireyin başvurduğu bir davranış olabilir. Çocuk ve yetişkinlerde bu yola başvurma nedenleri farklıdır. Çocuklarda daha masum ve ilgi çekici bir davranış olarak bakabiliriz. Okul öncesi dönemdeki çocuklar, gerçek ile hayalin birbirine karıştığı bir dünyada yaşamaktadırlar. Duygunun dışa aktarımı esnasında oyun oynarken hayal gücünün etkisiyle yalan söylerler. Örneğin size, “Anne, odamda bir canavar var! Gel ve beni koru!” derse karanlıktan korkuyor demektir. Yalan aynı zamanda bağımsızlığa uzanan başka bir yoldur ve çocuk büyümek için kanatlarını çırparak ebeveynlerinin kontrolünden uzaklaşmak ister. Çocuklar yalan söylediğini 10-11 yaşlarında ayırt edebilir.

 Peki, yalanın nedenleri neler olabilir? Şimdi bu nedenleri açıklamaya çalışalım: Kendini koruma içgüdüsü, hayal gücü, savunma mekanizması,  ilgi çekmek istemesi, sevilmediğine inanması ve en önemlisi de patolojik yalanlardır. Sebeplerden sonra yalan söyleme davranışını nasıl engelleyebiliriz, bunun üzerinde duralım: Ebeveynler, çocuklara model olarak, özgüven ve güven duygusunu aşılayarak, ilgili davranarak, nelerden kaçındığını anlamaya çalışarak, baskıcı ve tehditkâr yaklaşımlardan kaçınarak, yalanın nedenlerini araştırarak, yalanın incitici olduğunu ona göstererek, yalan ile doğru arasındaki farkı açıklayarak engelleyebilir. Bu davranış karşısında yapılmaması gerekenler şunlardır: Eğer çocuğumuzun yanlış bir şey yaptığını biliyorsak yanlışın üzerine giderek değil farklı açılardan empati kurarak doğru ifadelerle durumu toparlamalıyız. Yine yalan karşısında yapılan hatalardan bir tanesi de ceza vermektir. Ceza vermek yerine çocuğunuza yapılan bir yanlışın sorumluluğunu üstlenebilmeyi ve bu problemin nedenini çözebilmeyi öğretin. Örneğin siz de yalan söylemeyin. Yemekten önce çocuğunuz çikolata istediyse “Çikolata kalmadı.” demek yerine “Yemeğini yedikten sonra verebilirim.” demelisiniz. Aşırı tepki vermemelisiniz. “Seni polise veririm!” gibi tehditkâr yaklaşımlardan kaçınmak gerekir. Çocuğunuzu bir yalancı olarak sınıflandırmayın. Yalancılığı, kendini sorgulayan kehanet haline getirmeyin. İleride çocuk “Ben ne yapıyorsam oyum!” diyerek kendini yalancı ilan eder. Mükemmeliyetçi yapı çocuğu yalana iter. Çocuğunuz her zaman her işte başarılı olacak diye bir kaide yoktur.

Özetlemek gerekirse, yalan söyleyen çocuk muhakkak gelişim sürecinde bir takım olumsuzluklarla karşılaşmış demektir. Yalan söylemenin nedenleri arasında ebeveynlerin eğitim hataları önemli bir paya sahiptir. John Locke çocukları “Tabula Rasa’ya” benzetir. “Doğuştan bilgi yoktur ve insan zekâsı doğduktan sonra dolmaya başlayan bomboş bir levhadır.” der. Yani çocukların zihni mücevher nasıl işlenirse öyle şekillenir. Bu da ailenin yaklaşımının önemini bir kez daha vurgular.

   

ONLINE KAYIT FORMU