EĞİTİM VE AİLE


EĞİTİM VE AİLE



EĞİTİM VE AİLE

Eğitim; yeni kuşakların toplum yaşamında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları edinmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etmektir. Eğitimin en iyi gerçekleştirileceği yer şüphesiz ailedir. Eğitimde ailenin yeri önemlidir. “Yavru kuş, yuvada gördüğünü yapar.” atasözü çocuk eğitiminde ailenin önemini vurgulanmaktadır. Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi, oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi, diyerek eğitimde ailenin önemini bir kere daha vurgulayabiliriz.

Peki; eğitimde aile nasıl bir rol üstleniyor, eğitimde başarıyı etkileyen aile midir, zekâ mıdır?  Önemli olan çocuğun gelişim sürecinde zekâyı doğru ve etkin bir biçimde kullanmasını sağlamaktır. Aile, eğitimde köprü görevi görür. Çocuğun bilgiye ulaşmasında çocuğun kişilik özellikleri ve alışkanlıkları devreye girer. Çocukların kişilik gelişiminin %65’i 0-6 yaş aralığında gerçekleşir. Bu aşamadan sonra çocuk ile sağlıklı bir iletişim kurularak eğitiminin temeli şekillendirilir. Bu olumlu sonuç ile ailenin eğitim aşaması başlamış olur. Artık çocuğu bir mücevher gibi işlemeye başlayabilirsiniz.

Çocuğun edindiği bilgileri işleyebilmesi ve bilgileri belli bir düzene koyup kullanabilmesi için neler yapılabilir bir bakalım: Ona güven duygusunu aşılayın. Her koşulda karşılıksız güvenin. Onu motive ederek eğitiminin temellerini atın. Çocuğunuza “Evet” ve “Hayır” kelimesini öğretin. Örneğin; çocuğunuz sınavdan düşük aldı, diyelim. Neden, nasıl, niçin yerine biraz daha gayret gösterirsen bir sonraki sınavda başarabilirsin diyerek çocuğunuzu motive edin. Bazen öğrenciler okula gelirken defter, kitap vb. eşyalarını unutup aileden yardım istiyor. Bu durumlarda velinin tutumu sabit olmalı, sorumluluğun çocuğa ait olduğunu unutmamalı ve ona göre davranmalı, çocuğun sorumluluğunu almamalıdır. Böylece özgür, başarma güdüsüyle özgüvenli, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmiş olursunuz.

Sonuç olarak, çocuğunuzun hayatında doğru, anlaşılır bir kılavuz olun. Anne-baba olarak çocuğunuza ilginizi, sevginizi gösterin; onu düşündüğünüzü hissettirin. Onlarla kaliteli vakit geçirin. Unutmayın, onların öğretmen rolüne bürünmüş anne-babaya ihtiyaçları yok. Siz üstünüze düşen görevinizi yapın. Çocuklar da kendi üstlerine düşen görev ve sorumluk bilincini yerine getirsinler. Unutmayalım ki, “Düşen bir çığda hiçbir kar tanesi, kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz.”(Oscar Wilde) Yazımızı Herbert N. Casson’un sözüyle sonlandırabiliriz: “Bir insana kuvvet veren şey, işinde çalışmak ve ilerlemek gücünü temin eden sorumluluk duygusudur.”

ONLINE KAYIT FORMU